Atelier

Atölye

Badu Atelier, kendine ait bir stil kurmak isteyen kadınlara eşlik ediyor. Doğal taşı, doğal kumaşı ve el işçiliğini; az ama öz üretilen, karakteri olan parçalarda buluşturuyor.

Kimin için

Otuz beşinden sonra vitrinlerde çoğu zaman aynı şey duruyor: trendin peşinden giden, birbirinin kopyası, seri üretim parçalar. Bir yanda yaşa "uygun" görülen dar bir kalıp, diğer yanda kimseye ait olmayan bir gençlik taklidi. Badu Atelier ikisini de reddediyor. Buradaki parçalar bedeninizi ya da yaşınızı gizlemek için tasarlanmıyor; kendinizi olduğunuz gibi taşımanız için tasarlanıyor. Ölçüt yaş değil, stil.

Parça değil, bütün

Takı, çanta ve giyim burada birbirinden bağımsız ürünler değil. Bir küpe, bir çanta ve bir keten elbise aynı dili konuşsun diye tasarlanıyor. Amaç tek tek parça satmak değil, kadının kendi stilini kurmasına yardımcı olmak.

Neden sınırlı sayıda

Kumaş top top değil, metre metre alınıyor. Bir keten elbisenin kalıbı çıkarıldığında o toptan kaç parça çıkacağı bellidir — genellikle bir, bazen üç. Bittiğinde aynı kumaş bir daha gelmiyor. Bu yüzden çoğu parçanın yanında "son bir adet" yazıyor; bu bir pazarlama cümlesi değil, üretimin gerçeği.

Kumaş

Ödemiş keteni, kenevir keten ve şile bezi kullanılıyor. Üçü de yıkandıkça yumuşayan, nefes alan, terletmeyen dokular. Poplin ve vual pamuk, daha hafif parçalar için. Sentetik karışım yok.

Taş

Labradorit, aytaşı, akik, turmalin, hematit, kehribar ve güneş taşı. Her taşın deseni kendine ait olduğu için aynı modelden iki küpe birbirinin tıpatıp aynısı olmuyor. Takılar çelik üzerine kuruluyor.

Kilim

Kars'ta dokunmuş eski kilimler, ömrünü tamamlamak yerine çantaya dönüşüyor. Naturel iplerle örülüyor; motifler bolluk ve bereket anlamı taşıyor. Bunlar tanım gereği tek parça — ikincisi yok.

Emek nerede

Yerel üreticileri ve kadın emeğini desteklemek bu atölyenin kurucu tercihlerinden biri. Kars'ta dokunan bir kilim, Ödemiş'te üretilen bir keten, atölyede tek kişide biten bir dikiş — zincirin her halkasında bir el var.

Söz

Doğal malzemeden şaşmamak. Malzeme seçiminden son kontrole kadar kaliteyi elden bırakmamak. İhtiyaç kadar üretmek, stok ve kaynak israfından kaçınmak. Uzun ömürlü tasarlamak. Kullanılan malzeme, üretim yöntemi ve parçanın hikâyesi konusunda açık olmak. Ve en önemlisi: rahatlığı şıklık kadar ciddiye almak.